(262) 300 41 41

info@akademihastanesi.com.tr

D-100 Karayolu No:22-24 Yahya Kaptan Durağı

Ovacık Mah. Başiskele / Kocaeli

Sosyal Medya

Akademi Hastanesi  >  Doç. Dr. Ersan ÖZBUDAK   >  NEDİR BU KORONER BYPASS AMELİYATI?

NEDİR BU KORONER BYPASS AMELİYATI?

Doç. Dr. Ersan ÖZBUDAK

Yıllardır uygulanan ve bilinen bir ameliyat olsada koroner arter bypass ameliyatları farklı tekniği ve riskleri nedeniyle hastalar tarafından en sık merak edilen ameliyatların başında geliyor. Koroner bypass ameliyatları, kalp krizi riskini ve göğüs ağrılarını ortadan kaldırarak, ikinci bir yaşam şansı veriyor. Ameliyat sonrasında ise hastaların kaliteli bir yaşam sürmeleri tamamen kendi ellerinde denebilir. Özellikle yaşam şekillerine dikkat eden ve hekim kontrollerini düzenli olarak yaptıran hastalar uzun yıllar sorun yaşamadan hayatlarına devam ediyor.

Koroner arter hastalıkları, ülkemizdeki ölüm nedenlerinin ilk sırasında yer almaktadır. Bu hastalığın en önemli özelliği, ileri evrelerde hayatı tehdit edebilen miyokard enfarktüsüne yol açabilmesidir. Koroner arterler, kalbin etrafını çevreleyen ve kalp kasını besleyen atardamarlardır. Kalpte sol ve sağ olamak üzere 2 ana koroner arter sistemi vardır. Adındanda anlaşılacağı üzere bu sistemler kalbin sol ve sağ tarafını besleyen damarlardan oluşur. Aralarındada kolletral olarak bilinen, birbirirni destekleyen ağlar vardır. Bu arterler, kalpten çıkan atardamar olan aorttan beslenirler. Koroner Arter Hastalığı olarak bilinen bu durum, kalp adalesini besleyen atardamarların daralma veya tıkanması ile kan akımının kısmi ya da tam kesilmesine bağlı olarak oluşan hastalıktır. 

Koroner arter hastalığı, günümüzde her yaşta görülsede, sıklıkla 40 yaş sonrasında görülür. Erkeklerde kadınlara oranla daha sık görülür. Kadınlarda bulunan östrojen hormonu damar tıkanıklıklarına karşı koruyucu olduğu için görülme sıklığı bu hormonun azaldığı menapoz sonrası dönemde artar. 

Peki kimler risk altında? Bu hastalığa yol açan risk faktörlerinin bilinerek, koruyucu önlemlerin alınması, hastalığın tedavisi kadar, hatta daha da önemlidir. En sık nedeni koroner arterlerin aterosklerozu yani damar sertliğidir. Aslında risk faktörlerini “düzeltilebilir ve düzeltilemez risk faktörleri” olarak; iki grupta incelemek daha doğru olabilir: Düzeltilebilir risk faktörleri; sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri, fiziksel aktivite azlığı, alkol tüketimi ve strestir. Düzeltilemeyen risk faktörleri ise; ileri yaş, erkek cinsiyeti, ailede 55 yaşından önce koroner arter hastalığı öyküsünün olmasıdır. Şeker hastalığı da koroner arter hastalığının damar duvarında yaygın görülmesine neden olan diğer bir risk faktörüdür. 

Koroner arter hastalığı tanısı sonrası tedavi planı kişiye özeldir. Tedavi planı; hastadaki belirtilere, hastalıklı damar sayısına, darlığın derecesine, kalp kasının kasılma gücüne, hastanın ilaç tedavisine yanıtına, hastanın yaşına, şeker hastalığının varlığı gibi değişkenlere göre kardiyoloji ve kalp ve damar cerrahisi uzmanlarınca ortaklaşa değerlendirilerek verilir. Bu nedenle her hasta için tedavi, o hastanın özel şartlarına göre belirlenir. Bu tedavi bazen ilaçla olurken bazende stent , balon ve nihayetinde koroner bypass cerrahisine kadar değişebilir. 

Koroner arterlerdeki darlıkların ilerisine, vücudun başka yerlerinden alınan damarlarla damar köprülereme işlemine “koroner by-pass ameliyatı” denir. Burada kullanılan damarlar atardamar veya toplardamarlardır. En sık kullanılan damarlar: göğüs kemiği altından alınan atardamar ve bacaktan alınan toplardamarlardır. Bunların seçimi, hastadan hastaya değişkenlik gösterir. Genelde atardamarların uzun dönemde açık kalma şansı toplardamarlara oranla daha yüksektir. Koroner arter by-pass ameliyatları farklı tekniklerle yapılabilmektedir. Bu teknikler kalp akciğer pompası kullanılarak ve kullanılmadan çalışan kalpte yapılan bypass teknikleridir. Kalp – akciğer makinesi kullanmadan, yani kalp ve akciğeri durdurmadan gerçekleştirilen koroner by-pass ameliyatları akciğer, beyin, böbrekler yönünden riskli hastalarda bu riski önemli ölçüde azaltmaktadır. İleri teknoloji ürünü olan bazı malzemelerin kullanımı, bu ameliyatların güvenli bir şekilde yapılmasını sağlamaktadır. Ayrıca bu operasyonlar sonrası hastaların iyileşme ve hastanede kalma süresi kısalmaktadır. Her iki koroner bypass tekniğide Akademi hastanesi kalp ve damar cerrahisi kliniğinde rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Günümüzün modern ameliyat teknikleri ve teknolojisi sayesinde hastalar, açık kalp ameliyatından çok kısa bir süre sonra (yaklaşık 5-7gün) hastaneden taburcu olabilirmekteler. Ev içi aktiviteleri ve masa başı iş aktivitelerini rahatlıkla yapabilirler. 6 hafta içinde, hiçbir kısıtlama olmadan (araba kullanmak ve cinsel yaşam dahil) normal yaşamlarına dönebilirler.

Bunun yanında koroner bypass cerrahisinin uzun dönem sonuçlarının da başarılı olduğunu belirtmekte fayda var. Hastaların büyük bir çoğunluğunda; ağrı ve nefes darlığı şikayetleri tamamen geçerken, gerek iş yaşamlarında gerekse özel yaşamlarında performanslarının arttığıda bilinmektedir.

Koroner bypass ameliyatları sonrası en önemli dönem 3-4 haftalık dönemdir. Bu dönemde özellikle göğüs kemiğinin iyileşmesi için hastaların hareketlerinde daha dikkatli olmaları önemlidir. Taburcu olduktan sonra sık kontrole çağrılan hastalar sorunsuz 4 haftalık süre sonunda normal yaşamlarına dönebilmektedirler. Hastalarımızdan ameliyat sonrası en çok istediğimiz şey, koroner bypass ameliyatına neden olan faktörlerin ( sigara, şeker hastalığı, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, şişmanlık.. vb ) ortadan kaldılması veya tedavi edilmesine yönelik biz hekimlere yardımcı olmalarıdır. 

Sağlıklı günler dileğiyle….

Henüz Yorum Yok

Bir Mesaj Bırakın